İKTİDAR AKADEMİK LİYAKATI YOK ETMİŞTİR!

Ana SayfaBasın Açıklamaları

İKTİDAR AKADEMİK LİYAKATI YOK ETMİŞTİR!

Akademik atamalarda liyakat yerine torpilin tercih edilmesi üniversitelerde bilimsel çöküşü ve adalet kaybını gözler önüne seriyor.

TÖBSEN Bursa: Devlet okullarında eğitim ücretsizdir
Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) olarak yaklaşık bir yıldır kamuoyuna teşhir ettiğimiz gerici fenomen öğretmen konusunda, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması gerçekleştirdik.
2025-2026 Eğitim Öğretim Yılına Girerken Eğitim Sorunları

Akademik dünyada, atamalar için temel kriterlerin bilimsel başarı ve akademik yeterlilik olması gerektiği tartışmasızdır. Ancak ne yazık ki pek çok üniversitede bu kriterler göz ardı edilmekte; yerine yandaşlık, akrabalık ilişkileri ve keyfi kararlar devreye girmektedir.

Akademik kadroların atanması, üniversitelerin kalitesini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Bu kadrolar, öğrencilerin eğitimi ve bilimsel üretimin merkezinde yer alır. Doçent ve profesör gibi üst düzey akademik pozisyonlar, araştırma, öğretim, uzmanlık ve katkı alanlarındaki başarıları temel alarak verilmelidir. Ancak ülkemizde bu kadroların torpil, akraba ilişkileri veya politik bağlantılar ile şekillendiği görülmektedir. Bu durum, liyakat temelli bir sistemin işlerliğini zayıflatmış ve bilimsel başarıdan çok kişisel ya da çevresel faktörlere dayalı atamaların önünü açmıştır.

Üniversiteler, bilimsel araştırma ve yenilikçi düşünce üretmekle sorumlu kurumlar olarak, global ölçekteki bilimsel rekabetin de önemli oyuncularıdır. Akademik kadrolar, liyakat ve bilimsel başarı yerine kişisel ilişkiler ve siyasi bağlar üzerinden dağıtılmakta; bu da üniversitelerin bilimsel kalkınma açısından geri planda kalmasına yol açmaktadır. Torpil veya akrabalık ilişkileri üzerinden yapılan atamalar, eğitimdeki kalitenin düşmesine, araştırmaların verimliliğinin azalmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda üniversiteler, dünya ile rekabet edemez duruma gelmiştir. Oysa uluslararası düzeyde saygınlık kazanmak, yalnızca bilimsel başarıya ve yeniliğe dayalı bir akademik yapıyla mümkündür.

Akademik kadroların atanması sürecindeki şeffaflık eksikliği, eğitim sisteminde ciddi eşitsizliklere sebep olmuştur. Tarafsız ve adil olmayan bir atama süreci, yalnızca bilimsel başarıya dayalı olmayan atamalar yaparak yetenekli akademisyenlerin ve araştırmacıların önünü kesmiştir. Oysa akademik başarıya dayalı, şeffaf ve objektif kriterlere dayanan bir atama sistemi, hem akademik camianın hem de öğrencilerin güvenini kazanır. Ayrıca, akademik özgürlük ve bağımsızlık açısından da büyük önem taşır.

İyi bir atama sistemi, üniversitelerin bilimsel kalkınmasının ve global başarılarının temelini oluşturur. İlk düğme doğru şekilde iliklendiğinde, hem üniversite hem de ülke bilimsel anlamda büyük bir yol alır. Tarafsız bir atama süreci, sadece akademik kadrolar için değil; eğitimdeki kalitenin artırılması, araştırma üretkenliğinin ve bilimsel katkıların artması açısından da kritik bir adımdır. Üniversitelerde bilimsel başarı ve nitelikli araştırmalar ön plana çıkmalıdır. Bu, sadece üniversitelerin gelişmesiyle değil, aynı zamanda ulusal ve küresel bilim dünyasında saygınlık kazanmasıyla da doğrudan ilişkilidir.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: