Açıklanan Mart ayı enflasyon verileri, halkın yaşadığı ekonomik gerçeklikle bir kez daha açıkça çelişmektedir. Resmi kurum olan TÜİK’in açıkladığı ra
Açıklanan Mart ayı enflasyon verileri, halkın yaşadığı ekonomik gerçeklikle bir kez daha açıkça çelişmektedir. Resmi kurum olan TÜİK’in açıkladığı rakamlar ile bağımsız araştırma gruplarının, özellikle ENAG’ın ortaya koyduğu veriler arasındaki derin uçurum; artık teknik bir tartışma değil, doğrudan bir güven sorunu haline gelmiştir.
TÜİK’e göre Mart ayında enflasyon aylık %1,94, yıllık ise %30,87 olarak açıklanmıştır. Buna karşın ENAG verilerine göre aylık enflasyon %4,10, yıllık enflasyon ise %54,62 seviyesindedir. Aynı ülkede, aynı dönemde açıklanan bu iki veri arasındaki fark; yaşanan ekonomik tablonun ne kadar farklı yansıtıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Çarşıda, pazarda, kirada, faturada yaşanan zam yağmuru ortadayken; açıklanan düşük enflasyon oranları toplumun aklıyla alay etmektir. Emekçinin, memurun, emeklinin her geçen gün daha da yoksullaştığı bir tabloda; kağıt üzerinde yaratılan “düşük enflasyon” algısı, gerçekleri gizleme çabasından başka bir şey değildir.
Bugün milyonlarca insan maaşıyla ayın sonunu getiremezken, temel gıda ürünlerine erişim dahi zorlaşmışken; açıklanan verilerin hayatın gerçekleriyle hiçbir bağının kalmadığı açıktır. TÜİK’in görevi, siyasi beklentilere uygun rakam üretmek değil, halkın yaşadığı ekonomik tabloyu şeffaf ve doğru biçimde ortaya koymaktır.
Veri güvenilirliğinin ortadan kalktığı bir ülkede, ne ekonomik planlama yapılabilir ne de toplumsal güven sağlanabilir. Enflasyon rakamlarını düşük göstermek, enflasyonu düşürmez; sadece yoksulluğu görünmez kılar. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Gerçekleri çarpıtan değil, gerçeği yansıtan bir istatistik anlayışı istiyoruz. TÜİK’i bilimsel, bağımsız ve şeffaf bir şekilde görevini yapmaya davet ediyoruz.


YORUMLAR