Kamusal eğitimi savunuyoruz! Çocukların geleceğinin piyasa koşullarına terk edilmesine, eğitimin adım adım ticarileştirilmesine karşı sesimizi yükseltiyoruz. Eğitim; eşit, ücretsiz, nitelikli ve güvenli olmalıdır. MESEM gibi uygulamalar çocuk işçiliğini normalleştirirken, kamusal eğitimi zayıflatıyor.
AKP’nin 23 yıllık politikalarının sonucunda eğitimde yaşanan krizlerin derinleştiği, kamusal eğitimin sistemli biçimde zayıflatılarak piyasa koşullarına terk edildiği bir dönemden geçiyoruz. Eğitim, herkes için eşit, ücretsiz, nitelikli ve güvenli olması gereken temel bir haktır; ancak bugün eğitim giderek daha sınıfsal bir nitelik kazanmakta ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren ciddi bir makas oluşmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, çocukları iş gücü piyasasına yönlendiren MESEM uygulamasını bir başarı olarak sunması başlı başına bir skandaldır. Çocuk işçiliğini meşrulaştıran bu yaklaşım, eğitimin kamusal niteliğine ve çocukların en temel haklarına aykırıdır. Oysa yapılması gereken, çocuklarımızın umutlarını büyütmek, keyifle öğrenmelerini sağlamak ve geleceğe güvenle bakabilecekleri bir eğitim ortamı yaratmaktır. En temel hak olan eğitim hakkı hiçbir çocuğun elinden alınmamalıdır.
Öğrencilerimizin sağlıklı, güvenli ve nitelikli ortamlarda eğitim alabilmesi; eğitim emekçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi; yıllardır kronikleşen öğretmen açığının giderilmesi ve eğitim bütçesinin kamusal gereksinimler doğrultusunda artırılması zorunludur.
Kamusal eğitim güçlendirilmeden, toplumun hiçbir kesimi gerçek anlamda eşit ve adil bir eğitim hakkına ulaşamayacaktır.
TÖBSEN YÜRÜTME KURULU BAŞKANI
DENİZ EZER


YORUMLAR