Kamuda çalışan, ataması yapılmayan, özel sektörde emeği sömürülen tüm öğretmenlerle birlikte; daha güzel, daha adil ve daha aydınlık bir Türkiye kurma umuduyla bütün öğretmenlerimizi selamlıyoruz.
24 Kasım Öğretmenler Günü sebebiyle öğretmenlere hediye dağıtmak, kısa süreli indirimler sunmak bir teşekkür değildir. Öğretmenin gerçek ihtiyacı; yoksulluk sınırına dayanmış maaşlarının iyileştirilmesi, güvenceli çalışma koşullarının sağlanması, angarya iş yükünün azaltılması ve mesleki itibarının korunmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı, 24 Kasım Öğretmenler Günü için bir genelge yayımladı. Öğretmene “şükran” adı altında A101’de 200 TL’lik hediye çeki, 10 GB internet ve 500 dakika dağıtılacağı duyuruldu. Bu genelge, Millî Eğitim Akademisi Başkanı Ali Fuat Arıcı’nın imzasıyla şu ifadelerle paylaşıldı:
“…fedakârlıklarıyla maarif davamızı omuzlayan her bir öğretmenimize şükranlarımızı sunmaya bir vesiledir.”
Öncelikle belirtmek isteriz ki Biz, promosyonla susturulan bir meslek değiliz. Biz, vitrin süsü yapılacak bir kitle değiliz. Öğretmenin alın terini indirim kodlarına, market çeklerine sıkıştıran anlayışı reddediyoruz. Öğretmenin geleceğini, emeğini ve onurunu görmeyenler öğretmeni çekiyle, paketle, kampanyayla oyalamaya çalışıyor. Bu yaklaşım, mesleğin ağırlığıyla bağdaşmayan, ucuz ve öğretmeni değersizleştiren bir zihniyetin ürünüdür.
Bugün Türkiye’de öğretmenler:
– Yoksulluk sınırına dayanmış ücretlerle yaşam mücadelesi veriyor,
– Ek iş yapmadan ay sonunu getiremiyor,
– Aynı işi yaptığı hâlde ücretli–sözleşmeli–kadrolu gibi yapay sınıflara bölünüyor,
– Ataması yapılmayan yüzbinlerce öğretmen yıllardır yok sayılıyor.
Böylesi bir tabloda, öğretmenin temel sorunlarını çözmeyenlerin “şükran” ve “kutlama” ifadeleri samimi değildir, inandırıcı değildir ve kabul edilemezdir. Atanmayan öğretmene öğretmen bile demeyen bir Bakanlığın 24 Kasım mesajını reddediyoruz.
Bizim 24 Kasım’dan anladığımız şudur:
- İnsanca yaşayacak bir ücret
- Güvenceli, eşit çalışma koşulları
- Angaryanın kaldırılması
- Ücret köleliğinin son bulması
- Ataması yapılmayan tüm öğretmenlere kadrolu ve güvenceli atama
Öğretmenlerin taleplerini görmezden gelenlerin dağıttığı 200 TL’lik çek, öğretmenin onuruyla alay etmektir. Biz bu alayı, bu göstermelik kutlamayı ve bu zihniyeti reddediyoruz.
Ve buradan sesleniyoruz:
Kamuda çalışan, ataması yapılmayan, özel sektörde emeği sömürülen tüm öğretmenlerle birlikte; daha güzel, daha adil ve daha aydınlık bir Türkiye kurma umuduyla bütün öğretmenlerimizi selamlıyoruz.
Dayanışmayı, mücadeleyi ve haklarımızı alana kadar sürecek kararlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Ve buradan açıkça söylüyoruz:
Kamuda çalışan, ataması yapılmayan, özel sektörde sömürülen tüm öğretmenlerle birlikte; bu ülkenin geleceğini market çekleriyle değil, mücadelemizle kuracağız
Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası Yürütme Kurulu Başkanı Deniz Ezer


YORUMLAR