2025 YKS: Şanssız Bir Neslin Kurban Edildiği Yıl

Ana SayfaGenelYazılar

2025 YKS: Şanssız Bir Neslin Kurban Edildiği Yıl

📌 2025 YKS: Kontenjan Kıskacında Kayıp Bir Nesil Plansız üniversite politikalarının acı faturası bu yıl gençlere kesildi. YKS sonrası kontenjanların aniden azaltılması, binlerce öğrencinin hayalini suya düşürdü. Peki, yılların ihmali neden şimdi bu kadar can yakıyor?

2025-2026 Eğitim Öğretim Yılına Girerken Eğitim Sorunları
2025 LGS ÜZERİNDEKİ ŞAİBELER AYDINLATILMADAN BU SINAV SAĞLIKLI KABUL EDİLEMEZ!
2025 Nisan Ayı Kadın Komisyonu Raporu

2025 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), birçok genç için büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Sınavdan sonra açıklanan “kontenjan azaltımı” kararı, ani ve hazırlıksız biçimde duyurularak öğrencileri, ailelerini ve eğitim camiasını şaşkına çevirdi. Oysa bu karar, yıllar önce alınması gereken bir düzenlemeydi. Hatta daha da açık söylemek gerekirse, hükümetin iktidara geldiği ilk yıllarda aldığı plansız ve hesapsız kontenjan artırımı kararı zaten hiç alınmamalıydı. Bugünkü mağduriyetlerin temelinde, o yıllarda başlatılan popülist yükseköğretim politikaları yatmaktadır.

Uzun süredir her ilde üniversite açmak bir kalkınma stratejisi değil, siyasi bir araç olarak kullanıldı. Tabela üniversiteleriyle yükseköğretim sayıca büyütüldü ama kalite, donanım ve istihdam ilişkisi göz ardı edildi. Hukuk, tıp, eğitim ve mühendislik fakülteleri peş peşe açıldı, binlerce öğrenci yerleştirildi. Hükümet o günleri “başarıyla” geçirmiş gibi görünse de bugün, plansızlığın sonuçlarıyla hep birlikte yüzleşiyoruz.

İlk büyük yığılma öğretmenlik mesleğinde ortaya çıktı. Eğitim fakülteleri mezunlarının atamaları yıllardır yapılmıyor. Önce KPSS sistemiyle bu gençlerin elenmesi hedeflendi, ardından mülakat getirildi. Ancak yığılmaların önüne geçilemediği anlaşılınca, iktidar bu kez “Öğretmen Akademileri” adı altında dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan bir garabet sistemi devreye soktu. Bu uygulamayla sorun çözülmek yerine halının altına süpürüldü. Genç öğretmen adayları yıllarını bu belirsizliğin içinde heba ediyor.

Benzer şekilde eczacılık, hukuk ve diş hekimliği alanlarında da yığılmalar yaşandı. Tıp fakülteleri kontenjanı ise görünüşte artırıldı; ancak bu artışın arkasında, yetişmiş doktorlarımızı yurt dışına kaptırmış olmamız yatıyor. Kendi ülkesinde değer görmeyen, gelecek kaygısı yaşayan doktorlar başka ülkelere göç etmekte; hükümet bu kaybı telafi etmek için kontenjan artırımı yoluna gitmektedir.

Ve bugün, 2025 YKS’ye giren adaylar, tüm bu plansızlıkların faturasını ödemek zorunda bırakılıyor. Önceki yılların puan ve sıralama verilerine göre hazırlanan gençler, bu yıl birçok bölüme giremeyecek. Çünkü kontenjanlar ciddi biçimde azaltıldı. Gençlerin hayalleriyle bu şekilde oynanamaz. Devlet dediğiniz kurum; öngörülü davranır, kararlarını zamanında ilan eder, geçiş süreçleri belirler ve kimseyi mağdur etmez.

Bugün yaşananlar, yıllardır süregelen plansızlığın, popülist politikaların ve günü kurtarmaya yönelik kararların kaçınılmaz sonucudur. Ne yazık ki bu bedeli de bu politikaları belirleyenler değil, sadece emeğiyle hayal kuran gençlerimiz ödüyor.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: