Maarif Vakfına Değil, Kamu Okullarına, Halk Çocuklarına Bütçe!

Ana SayfaBasın Açıklamaları

Maarif Vakfına Değil, Kamu Okullarına, Halk Çocuklarına Bütçe!

Maarif Vakfı’na Milyarlar, Okullara Bir Öğün Yemek Yok; Temizlik Görevlisi Yok, Güvenlik Elemanı Yok! Dün Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı ka

ÖĞRETMENİ EĞİTİMİN ÖZNESİ OLMAKTAN ÇIKARAN, DENETİM VE TALİMAT MEKANİZMASINA DÖNÜŞTÜREN GENELGE KABUL EDİLEMEZ.
SAHTE DİPLOMA HAKKINDA BASIN AÇIKLAMAMIZ
“SAMANDAĞ İLÇESİNDE PROMOSYON GÜNCELLENMELİDİR”

Maarif Vakfı’na Milyarlar, Okullara Bir Öğün Yemek Yok; Temizlik Görevlisi Yok, Güvenlik Elemanı Yok!

Dün Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye Maarif Vakfı’na 6,7 milyar lira daha kaynak ayrıldı. Böylece vakfa şimdiye kadar aktarılan toplam tutar 20,6 milyar lirayı aştı.

Oysa Millî Eğitim Bakanlığı hâlihazırda yurtdışında eğitim faaliyetleri yürütme yetkisine sahipken, 2016 yılında kurulan ve kamudan milyarlarca lira aktarılan Türkiye Maarif Vakfı gibi paralel bir yapıya neden ihtiyaç duyuluyor? Eğitim, anayasal bir kamu hizmetidir; özel vakıflar eliyle yürütülmemelidir. Maarif Vakfı’nın, bakanlık görev alanına alternatif bir yapı olarak konumlanması kabul edilemez.

Öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verilemediği, okullarda temizlik ve güvenlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, çocukların temiz içme suyuna erişmekte bile zorlandığı bir ortamda, Maarif Vakfı’na bu denli büyük bütçeler ayrılması kamu vicdanını yaralamaktadır. Yıllık 190 milyar lirayla tüm öğrencilere ücretsiz öğle yemeği sağlanabilecekken, 32 milyar lirayla her okula güvenlik görevlisi atanabilecekken, 15,8 milyar lirayla öğrencilere dönem başında destek bütçesi verilebilecekken bu ihtiyaçlar göz ardı ediliyor.

Üstelik yakın geçmişte yurtdışında faaliyet gösteren Yunus Emre Vakfı’ndaki usulsüzlük iddiaları hâlâ hafızalardayken, benzer durumların Maarif Vakfı’nda yaşanmadığını nasıl bilebiliriz? Vakfın hangi kriterlerle denetlendiği, aktarılan kamu kaynaklarının nasıl harcandığı, eğitim faaliyetlerinin ne ölçüde etkili olduğu konusunda şeffaflık yoktur.

Devletin esas görevi, kendisine emanet edilen çocukların eğitim hakkını güvence altına almak ve bu kaynakları doğrudan kamu okullarına aktarmaktır. Kamu bütçesi, yandaş vakıfları değil; öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve eğitim kurumlarımızı desteklemek için kullanılmalıdır.

TÖBSEN YÜRÜTME KURULU

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0